Reklam Alan? En Üst

Kanatlı Forum


Reklam Alan?
Reklam Alani Ileti Üstü

Gönderen Konu: Yumurtacı Tavuk Kümeslerinde Kullanılan Suyun Önemi ve Özellikleri  (Okunma sayısı 4515 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ADMİN

  • Yönetici
  • YÜZBAŞI
  • *****
  • İleti: 432
  • Bilgi Paylaştıkça Çoğalır-- Hadi Paylaşalım
Kanatlı Üretiminde Suyun Önemi

Kanatlı hayvan üretiminde su, bakım ve idare ile içme suyu olmak üzere iki amaçla kullanılmaktadır. Bu suyun belirli niteliklere sahip olması gerekir. Kanatlılarda yaş, cinsiyet ve türe göre değişmekle birlikte vücutlarının %55-77’si sudan oluşmakta-dır. Diğer taraftan yumurta ortalama olarak %65 su içermektedir.



Su, kanatlı metabolizması için birçok yönden önemli bir besin kaynağı durumunda-dır. Dokuların ve hücrelerin bileşiminde yer aldığından, vücutta meydana gelen metabolizma olaylarında önemli bir ortamdır. Vücut ısısının ayarlanması, gıdaların sindirimi ve atıkların uzaklaştırılmasında su kullanılır. Ter bezleri bulunmayan ka-natlı hayvanlar vücutlarındaki fazla ısıyı, akciğerlerle ilişkisi olan hava keseleri yo-luyla suyu buharlaştırarak uzaklaştırırlar.

Normal sıcaklıkta tükettikleri yemin iki katı kadar su tüketen kanatlı hayvanlarda bu değer sıcaklık stresinde normal su tüketiminin iki veya dört katına kadar ulaşır. Hastalık durumunda da hayvanlarda yem tüketimi geriler. Bu durumlarda aşı, ilaç ve antibiyotik uygulamasında su taşıyıcı olarak kullanılır. Sindirim sistemlerinin farklı olmasından dolayı kanatlı hayvanların sürekli olarak taze ve temiz suya gereksinimleri vardır. Sindirim sistemlerinin yapısı fazla su alma kapasitesine sahip değildir. İhtiyaç duydukça alabilecek-leri nitelikli suyun her zaman hazır olması gerekir. Ayrıca gerektiği miktarda ve nitelikte su, kanatlı hayvanlar tarafından alınmadığı durumlarda önce verim düşüklüğü, ilerleyen yetersizlikte verimden kesilme ve tüy dökme gibi sorunlar olmaktadır. Su; besin mad-delerinin taşınmasında, emiliminde, sindirim atıklarının boşaltılmasında ve ısı regülasyonunda gerekli bir besin maddesidir. Hayvan-larda optimum büyüme, üretim ve etkili bir yemden yararlanma için yüksek kalitede suya sürekli gereksinim duyulur.
Yem tüketimi ile su alımı arasında sıkı bir ilişki bulunmakta olup, su tüketimi azaldıkça yem alımı da azalmaktadır

Kaliteli içme suyunun temiz, renksiz, kokusuz, tortusuz ve zararlı maddelerden uzak olması gerekir. Bu bakımdan yapılan testler önem kazanmaktadır. Suda bulunan bakteri veya mikroorganizma, mineral madde, fiziksel veya kimyasal ajanların varlığı veya yok-luğunu ortaya koyan testler su kalitesini belirlemektedir.


Kümes Suyunda Sertlik:

Geçici sertlik magnezyum bikarbonat ve kalsiyum varlığından kaynaklanmaktadır. Sürekli sertliğe ise kalsiyum ve magnezyum sülfat neden olmaktadır. Sertlik, su dağıtım sisteminde tıkanmaya neden olur. Sodyum ve potasyum sertlik nedeni değildir. Yumuşatıcılar sertliği giderebilir ancak toplam erimiş katı madde miktarını değiştirmez.
Üç haftalık etçi civcivlere magnezyum karbonatın 100 ppm’in üstündeki miktarı veya kalsiyum yedirildiğinde, magnezyum yemden yararlanmayı geliştirmiş, ancak bacak anormalliklerine neden olmuş, kalsiyumun ise benzer bir etkisi olmamıştır. Kimyasal dengeyi bozacak kadar sert olan suların kullanılmasından kaçınmak gereklidir.


Kümes Suyundaki Asitlik ve Alkalilik

Doğal suların pH’sı 4-9 arasındadır. İçme suyunun pH sınırının 2-10 olması kanatlılarda su tüketimini etkilemektedir (Fuerst ve Kare, 1962). Bununla birlikte, pH sınırının 6-9 değerlerinin dışında olmasımetalik ekipmanlarda aşınmaya neden olmaktadır. Kaliteli bir suyun pH’sı 6.8-7.8 arasında olmalıdır. Suyun asitliği arttıkça sindirim üzerine olumsuz etkide bulunmakta, sulama sistemini aşındır-makta, su ile verilen aşı ve ilaçların etkilerini azaltmaktadır.


Kümes Suyundaki Nitrat ve Nitrit

Nitratlar (NO3) organik maddelerin çözünmesiyle oluşan son maddeler olarak bilinmektedir. Nitratların suda bulunması, hayvan veya insan atıkları, sanayi atıkları ya da tarımsal gübrelerle su kaynağının bulaşık olduğunu gösterir. Nitrat eriyebilme ve toprağın geçirgen özelliği nedeniyle kaynak sularına karışabilmektedir. Nitrit ise organik maddelerin ayrışması sırasında meydana gelen bir ara ürün olarak bilinmektedir. Nitratların zehir etkisi kanatlıların yaşlarına bağlı olarak değişir. İlerleyen yaşlarda nitrata karşı tole-rans artar. Piliçler için 50 mg/l, hindiler için 75 mg/l’yi geçtiğinde zararlı etkiler gözlenmiştir. Son çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre 20 mg/l düzeyinden fazla olması canlı ağırlık kazancı, yemden yararlanma ve performans üzerine olumsuz etkide bulunmakta-dır. Nitrat seviyesinin 3-20 mg/l arasında olması performans üzerine olumsuz etkisi kesinlik kazanmamıştır. Nitritin nitrata göre çok az (1 mg/l) miktarı bile zehirleyici olmaktadır. Kullanılan suda nitrat ve nitrit düzeyleri standartların üzerinde ise, bunları sudan eli-mine etmek yerine yeni bir su kaynağının araştırılması önerilmektedir. Nitratın kanatlı sağlığı üzerine etkileri tam olarak belirlenme-miştir. 10 ppm nitrat nitrojen değeri insanların içme suyunda sınırın çok üstünde olmasına karşın, bu değer kanatlılar için tolere edilebilmektedir.


Tuzlar

Suda bulunan çeşitli tuzlar kanatlı sağlığı üzerine olumsuz etkide bulunabilmektedir. Bunlardan sodyum klorit etkisi en iyi bili-nendir. Sudaki miktarı arttıkça ishal etkisi ortaya çıkmakta ve vücut direnci azalmaktadır. Diğer taraftan suda bulunan tuz fazla-lığı su ile yapılan tedavi amaçlı uygulamaları da olumsuz etkilemektedir. Tuz (NaCl) çözeltisinin kanatlı performans değerleri üzerine etkileri ile ilgili çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Normal miktarda tuz içeren rasyonla birlikte içerisinde 4,000 ppm düzeyinde tuz içeren su; tavuklarda, hindilerde ve ördek yavrularında su kaybına neden olmaktadır. (Krista ve ark., 1961). Bu-nun sonucu olarak yem alımı ile büyüme hızı gerilemekte ve ölüm oranı artmaktadır. Suda %0.56 oranında tuz bulunmasının büyümeyi gerilettiği gözlenmiştir.


Kümes Suyundaki Diğer Kimyasal Maddeler

Yemde olduğu gibi suda bulunan maddelerinin etkilerini anlayabilmek için daha fazla araştırma gereklidir. Yeme göre sudaki sodyum eriyiğinin yararlanabilirliliği daha yüksektir İçme suyunda standartların üzerinde sodyum diüretik etkide bulunmakta-dır. Hindilerde bakırın bazı formlarının su ile verilmesinin daha yararlanabilir olduğu bildirilmiştir. Çözelti içeriği 7,500 ppm sod-yum sitrat, iyot, karbonat ve sülfat kanatlılarda ödem ve ölümlere neden olmaktadır. Sodyum sülfat içeriği 12,000 ppm olan çözelti tavuklarda yumurta üretimini geriletmekte, aynı etkiyi 10,000 ppm magnezyum sülfat da vermektedir. Tavuklar 1,000 ppm sodyum veya magnezyum sülfat çözeltisini tolere edilebilmektedir. 4,000 ppm magnezyum sülfat yumurta üretimini %15 geriletmekte, su tüketimini azaltmaktadır. Sodyum sülfatın eşdeğer konsantrasyonu yumurta üretimini %76 oranında gerilet-mekte ve su tüketimini artırmaktadır.
Bakteriler

Su çerisinde bakteri sayısının fazlalığı, bulaşık olduğunu göstermektedir. Değerlendirmelerde toplam bakteri, koliform bakteri ve dışkı kökenli bakteri seviyeleri üzerinde durulmaktadır. Koliform bakterilerin suda bulunması suyun dışkı ile bulaşık olduğu-nun bir göstergesi kabul edilmektedir. Bulaşmanın nedenleri ise kanalizasyon ve drenaj sistemleridir. Kanalizasyonların su kay-naklarına yakın yerlerden geçmesi ve sitemde meydana gelen sızıntılar bulaşma olasılığını artırmaktadır.


Kanatlı Üretiminde ( Tavuk Kümelsrinde) İçme Suyu Kalitesi


Su yönetiminin kanatlı performansı ve ürün kalitesine etkileri İçme suyuna filtreleme, yumuşatma, asitleme, nötürleme, dezen-fekte etme, manyetik çökertme uygulamaları kanatlıların performansını artırmak ve katkı maddelerinden yüksek düzeyde ya-rarlanmalarını sağlamak amacıyla uygulanır. İçme suyu aşı, ilaç ve diğer katkı maddelerinin kanatlı hayvanlara verilmesinde taşıyıcı olarak kullanılır. Kanatlı hayvanlar canlı ağırlığına bağlı olarak yem alımı sırasında bir çok kez su tüketme eğiliminde olduklarından ilaçların verilmesinde suyun taşıyıcı olarak kullanılması etken bir yöntemdir. Bu açıdan tüm kanatlı çiftlikleri doğ-ru dozun kanatlılara verilmesini sağlayacak içme suyu dağıtım sistemlerine sahip olmalıdır. İçme suyuna yapılan uygulamalar ve katkı maddesi eklemeleri doğru bir şekilde yapılmalı ve sorunlara yol açabileceği unutulmamalıdır. Su dağıtım sistemleri, su yönetimi ve katkı maddeleri çevresel stresleri hafifletebilmektedir


Dezenfeksiyon

Tavuklara dezenfekte edilmiş su verilmesine ilgi giderek artmaktadır. Yüksek seviyede bakteri içeren suların dezenfekte edildik-ten sonra kullanılması gerekir. Bazı dezenfektanlardan istenilen sonuç elde edilememekte, kullanılan sularda bakteri bulunabil-mektedir. Bu tipteki suları dezenfekte etmektense bulaşmayı önleyici çalışmaların yapılması gerekir. Sonuçta bulaşma önlene-miyorsa başka su kaynakları araştırılmalıdır. Suda düşük seviyede bakteri olsa bile, kanatlılar bu suyu tüketinceye kadar, dağı-tım sisteminde mikroorganizmalar hızla çoğalabilmektedir. Bu durumlarda sulukların her gün dezenfeksiyonu sağlanmalıdır. Suların dezenfeksiyonu ve mikroorganizma sayısının kontrol altına alınabilmesi için klorlama yada buna benzer diğer yöntemler kullanılmaktadır. Suyun dezenfekte işleminin insan sağlığını etkilemeyecek biçimde yapılmalıdır. İçme suyu klorlama, iyotlama, ultraviyole ışık ve ozon uygulamalarıyla kolaylıkla dezenfekte edilebilir

ALINTIDIR:::
HABER SİTEMİZ
www.kanatlihaber.com       

ÜCRETSİZ İLAN SİTEMİZ
www.kanatlimarket.com
FACEBOOK SAYFAMIZ
www.facebook.com/kanatliforum

 

Reklam Alan?